Kimola Bülten #93: Kalbim Kedide Kaldı😻

Author: Yasemin Ozturk - Data Analyst, Kimola
Yasemin Ozturk Data Analyst, Kimola
May 23, 2022 - 4 min read
Kimola Bülten #93: Kalbim Kedide Kaldı😻

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

🎉Kimola'nın Pazarlama ve İçgörü Odaklı Yaz Staj Programı Başvuruları Açıldı!

kimola-summmer-intern

Kimola ekibinin yaptığımız işler dışında en heyecanlandığı dönem başladı; staj programımız! Her sene, kişiye özel hazırladığımız eğitimler, haftalık görevlerle dolu programımız, bu sene de yeni mezunlarını aramaya başladı. Buradan, Kimola ekibinin hazırladığı yaz staj programımız ile alakalı bütün bilgileri bulabilirsiniz. Bunun yanında, Kimola ile yolu kesişen iki farklı üniversite öğrencisi arkadaşımızın blog postlarını da şuradan ve şuradan okuyabilirsiniz. 

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

Milenyumlar çocuk sahibi olmak yerine, evcil hayvan sahibi olmayı tercih ediyor.

ConsumerAffairs tarafından ABD’deki 1.000 evcil hayvan sahibiyle yapılan bir araştırma, Y kuşağının %58’inin ve X kuşağının %48’inin kendi çocuklarına sahip olmaktansa bir evcil hayvan sahiplenmeyi tercih ettiğini ortaya koyuyor. Araştırmanın önemli bulgularına göre Y kuşağının %57'si, evcil hayvanlarını kendi kardeşlerinden daha çok sevdiğini söylüyor. Katılımcıların yarısı anneleri hakkında aynı şeyi söylerken; %30'u partnerleri yerine evcil hayvanlarını seçiyor. Konu tüylü dostlarımızın bakımı olduğunda ise, Y kuşağı onları sağlıklı tutmak için diğer tüm kuşaklardan daha fazla harcıyor.

 

En çok hangi batıl inançlara inanılıyor?

YouGov tarafından ABD’de 1.000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırma, insanların batıl inançlara karşı düşüncelerini inceliyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, katılımcılar doğum günü mumlarını üflerken bir dilek tuttuklarını (%28), kayan bir yıldız gördüklerini (%28) ve biri hapşırdığında çok yaşa (%27) dediklerini söylüyor. Ayrıca, insanların inandığı üç kötü batıl inanç arasında merdiven altından yürümek (%21), kırık aynalar (%21) ve 666 sayısı (%21) yer alıyor. Buna ek olarak, katılımcıların %12'si her zaman veya sıklıkla bir uğur tılsımı taşıdıklarını veya taktıklarını söylüyor. Diğer %19'luk bir kısım bunu ara sıra veya nadiren yaptıklarını, %64'ü ise hiç yapmadıklarını belirtiyor.

 

Z kuşağının cüzdanına giden yol sosyal medyadan geçiyor.

Oracle ve CRM Essentials’ın 18 ila 80 yaş arasındaki 2.072 kişi ile gerçekleştirdiği araştırma, Z kuşağı müşterilerinin satın alma kararları vermek ve müşteri hizmeti almak için nereye yöneldiğini ortaya koyuyor. Araştırmanın dikkat çeken verilerine göre katılımcıların %37’si, markalar yerine sosyal medya fenomenlerine güvenirken; Z kuşağı ve Y kuşağı katılımcılarının influencer’lara güvenme olasılığı, Boomer’lara göre iki kat daha fazla görünüyor. Ek olarak, Z Kuşağı katılımcılarının %84'ü, araştırmaya katılan Boomer'ların yalnızca %46'sına kıyasla, sosyal medya içeriği ile ürün satın aldığını söylüyor. Öte yandan katılımcıların neredeyse tamamı (%98), müşteri hizmetleri etkileşimlerini sinir bozucu buluyor. 10 kişiden 9’u (%93) müşteri hizmetleri sorularının yanıtını almak için YouTube ve TikTok gibi sosyal medya platformlarına yöneliyor. Bu oran, Z kuşağına yanıt verenlerin %95'ini ve Boomer'ların yalnızca %7'sini içeriyor.

 

İyi hissetmek çok mu pahalı?

OnePoll tarafından Birleşik Krallık’ta 2.000 kişi ile yapılan araştırma, iyi hissetme durumunun bu günlerde giderek daha nadir bir meta haline geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmanın önemli verilerine göre yetişkinler, zamanın yarısından daha azında (%47) hem zihinsel hem de fiziksel olarak kendilerini gerçekten iyi hissettikleri belirtiyor. Her 4 katılımcıdan 1’i haftada en az bir kez kaygı duyduklarını belirtirken; %40’ı kas ağrılarıyla mücadele ettiklerini belirtiyor. Hal böyleyken, katılımcıların %23'ü iyi hissetmek için diyete başladığını, %41'i daha erken yatmaya başladığını ve %41'i de daha fazla su içmeye çalıştığını söylüyor. Benzer şekilde, %40'ı daha fazla egzersiz yapmaya başladığını ve %27'si daha fazla takviye ürünler aldığını belirtiyor. Hatta her 10 kişiden 1’i yakın zamanda kendilerine bir spa günü rezervasyonu yaptırdığını söylüyor. Ne yazık ki, her 10 kişiden dördü (%42), bu faaliyetlere düzenli olarak yapmanın çok pahalı olduğuna inanıyor. Diğer bir %40'lık kesim ise çok fazla zaman aldığını düşünüyor.

 

Hangi eylemler bizi daha fazla yetişkin yapar?

Avocado Green Brands adına OnePoll’un 2.000 ABD’li ile gerçekleştirdiği araştırma, yetişkin olmanın biraz zaman aldığını gözler önüne seriyor. Araştırmanın önemli bulgularına göre katılımcıların 53'ü, 18 yaşına geldiklerinde kendilerini yetişkin gibi hissederken; bazıları yetişkinliğin tam anlamıyla oturmasının 29 yaşına gelene kadar sürdüğünü söylüyor. Ayrıca, araştırmaya katılanların %79'u yetişkin olmanın yaştan çok eylemlerle ilgili olduğu konusunda hemfikir. Buna göre, katılımcıların kendilerini bir yetişkin gibi hissetmelerine yardımcı olan farklı eylemler listesinin başında ilk kez tek başına yaşamak (%30) gelirken, bunu ev satın almak (%28) ve evlenmek (%27) izliyor. İlginç bir şekilde, katılımcıların %25’i için hem oy vermek hem de mobilya satın almak "yetişkinlere özgü bir şey" gibi geliyor.

 

 

#İlginç Bilgi        

Human Reproduction dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günümüzde her zamankinden daha fazla ikiz doğum gerçekleşiyor.
Şu anda, dünya çapında her yıl yaklaşık 1,6 milyon ikiz doğuyor, yani her 42 bebekten biri ikiz.
Latest