Kimola Bülten #94: Sen Bu Yaz Bronzlaşmak İstiyorsun🏊☀️

May 30, 2022 - 3 min read
Kimola Bülten #94: Sen Bu Yaz Bronzlaşmak İstiyorsun🏊☀️

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

2022 seyahat ve macera yazı olacak!

Trivago tarafından Almanya ve ABD’de 4.000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, katılımcıların %83'ünün 2022 yazının seyahat ve macera için en iyi zaman olacağına inandığını ortaya koyuyor. Araştırmanın önemli bulgularına göre, beş katılımcıdan biri, önümüzdeki birkaç ay içinde hayallerindeki geziyi planlayabilirlerse, sahile, ardından bir gemi gezisine ve şehir gezisine çıkacağını söylüyor. Araştırma, bu yıl gezginlerin yurt dışına çıkmak için nelerden vazgeçmeye istekli olduğuna da cevap arıyor. Buna göre, katılımcıların %21'i günlük kahvelerinden, ardından en sevdikleri yemeklerden, bilgisayarlarından, iki yıl içinde rüya gibi bir geziden ve bir yıl boyunca dışarıda yemek yemekten vazgeçeceğini söylüyor.

 

İş ve eğlencenin birbirine karışmadığını kim söylüyor?

Visit Anaheim adına OnePoll tarafından ABD’de 2.000 katılımcı ile yürütülen bir araştırma, insanların iş ile eğlenceyi nasıl birleştirdiklerine mercek tutuyor. Araştırmanın önemli çıktılarına göre, katılımcılar bir iş gezisinde boş zamanın çok önemli olduğunu belirtiyor. "Bleisure" (iş ve eğlence) gezginlerine iş için seyahat etmenin en iyi yanları sorulduğunda, listenin başında farklı yerler görmek (%70), ardından yeni insanlarla tanışmak (%58) ve iş yerinden uzaklaşmak (%57) geliyor. Yeni şeyler denemek (%55) ve memleketinden çıkmak (%55) iş seyahatinin en önemli beş avantajını tamamlıyor. Öte yandan katılımcıların %65’i, işe karışmadıkları sürece ailelerini, arkadaşlarını veya diğer önemli kişileri bir iş gezisine getirmenin uygun olduğuna inanıyor.

 

Her 4 anneden 3'ü nasıl hissettiklerini ailelerinden saklıyor.

MDLIVE adına OnePoll tarafından ABD’de Y kuşağı 2.028 anne ile gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, Y kuşağı annelerinin dörtte üçü, gerçekte nasıl hissettiklerini ailelerinden saklıyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre katılımcıların %73'ü, ailelerinin iyiliği için sürekli güçlü gibi davranmak zorunda olduklarını söylüyor. Aslında her üç kişiden biri, haftada en az beş gün (%34) stresli veya bunalmış hissettiğini itiraf ediyor. Öte yandan ortalama bir anne, haftada dört gün anne rolünden dolayı ödüllendirildiğini hissederken, üçte birinden fazlası (%34) daha az ödüllendirildiğini hissediyor ve bu da streslerine katkıda bulunuyor. Annelerin şu anda aklındaki en önemli endişelerden bazıları ise, mali durum (%40) ve ruh sağlığı (%37) olarak karşımıza çıkıyor. 

 

İnsanlar, filmlerin bakış açılarını etkilediğini düşünüyor.

Cannes Film Festivali tüm hızıyla devam ederken, festivalin resmi ortağı Mastercard tarafından yapılan bir araştırma, beş kişiden ikisinin (%42) dünyaya karşı bakış açılarını filmlerin değiştirdiğini ortaya koyuyor. Araştırmanın dikkat çeken bulgularına göre, Birleşik Krallık'ta neredeyse her beş kişiden dördü (%77), filmlerin kültürel meseleler hakkındaki görüşlerini değiştirdiğini ve iklim değişikliği de dahil olmak üzere (%41) toplumsal eşitliği (%39) ve kadın hakları (%22) gibi önemli konulardaki görüşlerini etkilediğini söylüyor. Bu da sinematik sesin gücünü gözler önüne seriyor. Öte yandan katılımcıların beşte dördü (%88), sadece eğlence için film izlerken, %41’i dünya hakkında daha fazla bilgi edinmek için film izlediklerini ve ilham almak (%34), yaşamdan ders almak (%30) ve dünya meselelerinden ve trendlerden haberdar olmak gibi nedenlerle film izlediklerini belirtiyor.

 

Bekar 10 kişiden 6'sı 'flört etmek' istiyor.

OnePoll tarafından 2.000 katılımcı ile gerçekleştirilen bir araştırma, günümüzün flört sahnesinin ne kadar zorlu olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmanın önemli verilerine göre her on katılımcıdan altısı, flört etmek istediğini belirtiyor ve %70’i biriyle çıkmanın kendilerini daha iyi hissettireceğine inanıyor. Araştırmada katılımcılara potansiyel bir partnerde ne aradıkları sorulduğun da ilk üçte dürüstlük, iyi bir mizah anlayışı ve nezaket geliyor. Öte yandan tüm katılımcıların neredeyse üçte ikisi, arkadaşlarının ve ailelerinin çıktıkları kişiden etkilenmelerinin oldukça önemli olduğunu belirtiyor. %65’lik bir kısım ise, iyi bir işi ve yüksek maaşı olmayan biriyle çıkmayacaklarını söylüyor. Son olarak, katılımcılara ilk görüşte aşk kavramı sorulduğunda; erkeklerin %40'ı bu romantik fikre gerçekten inandıklarını söylerken, kadınların %22'si buna inanmadığını söylüyor.

 

#İlginç Bilgi 

Bir alışveriş merkezinin içinde kaybolma hissi Gruen transferi olarak adlandırılır.

Subscribe to Our Newsletter!

We gather global consumer research news and share them with 3,000+ marketing and research professionals worldwide.

Latest