Kimola Bülten #86: Özledim Deneme Kabinini Özledim!

Author: Yasemin Ozturk - Data Analyst, Kimola
Yasemin Ozturk Data Analyst, Kimola
Mar 24, 2022 - 4 min read
Kimola Bülten #86: Özledim Deneme Kabinini Özledim!

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

Mağaza içi alışveriş revaçta.

Morning Consult tarafından 7 ülkede 8.208 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, dünya kendi kontrolünü yeniden kazanmaya başladıkça ve kısıtlanan bir şeyi yapabilmenin verdiği iç güdüyle daha fazla insanın mağazalara gitmek istediğini ortaya koyuyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, Çinli katılımcıların %54’ü çevrimiçi alışverişi tercih etse de diğer bütün ülkeler mağazalarda alışveriş yapmayı tercih ediyor. Şaşırtıcı bir şekilde, ABD’de Z kuşağının (%38) Y kuşağına (%36) göre mağazadan alışveriş yapma olasılığı daha yüksek görünüyor. Katılımcılara neden çevrimiçi veya çevrimdışı alışveriş yaptıkları sorulduğunda; katılımcılar bir kısmı eğlence (%59), ürün karşılaştırmaları (%50) ve ürün detayları (%46) gibi sebeplerle mağaza içi alışverişi tercih ederken; diğer kısmı da kolaylık (%79), harcanan zaman (%68) ve ürün karşılaştırmaları (%46) sebepleriyle çevrimiçi alışverişi tercih ediyor.

 

Hem işimi yaparım hem sosyal medyaya bakarım!

Sky Broadband adına Perspectus Global tarafından 1.500 İngiliz’in katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırma, çalışanların hibrit çalışma modeli deneyimlerine dair görüşlerini inceliyor. Araştırmanın dikkat çeken verilerine göre, iki kişiden biri (%52) iş/yaşam dengesini, neredeyse yarısı (%45) meslektaşlarıyla ilişkilerini iki yıl öncesine göre “çok daha iyi” olarak tanımlıyor. Araştırma, hala tamamen evden çalışanların üçte birinin (%33) meslektaşlarıyla şahsen etkileşimi özlediklerini itiraf ettiğini ortaya koyuyor. Öte yandan araştırma, çalışanların iş arkadaşları, müşteriler veya tedarikçilerle ortalama 48 dakikalık görüşmeye katılmasına, iş mesajları göndermek için 38 dakika harcamasına ve günde üç kez görüntülü görüşmeye katılmasına rağmen, aynı zamanda sosyal medyada gezinmek için zaman bulduklarını gözler önüne seriyor.

 

Tüketicinin bilgisi olmasa da "metaverse"e ilgisi var.

Global Web Index tarafından 9 ülkeden 12.947 internet kullanıcıyla gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, metaverse bilgisi neredeyse eşit olarak üç gruba bölünmüş durumda: kavramı anlayanların oranı %33, duymuş ancak ne anlama geldiğinden emin olmayanların oranı %37 ve hiçbir fikri olmayanların oranı ise %30. Ancak ilginç olan şu ki, tüketiciler hakkında çok az şey bildikleri bir şeye katılmaya oldukça hevesli. Araştırmaya katılanların %43’ü çevrimiçi oyunların popülaritesini artıracağı için, %41’i içerik yaratmayı kolaylaştıracağı için, %40’ı da sosyal oyunları geliştireceği için "metaverse"e katılmakla ilgileniyor. Bu da oyuncuların ve içerik oluşturucuların metaverse’ten en çok fayda sağlayacak kişiler olduğunu gösteriyor.

 

Kişisel verilerini paylaşmak isteyenlerden misiniz?

Foresight Factory, Acxiom ve GDMA adına, 16 küresel pazarda 20.626 katılımcıyla gerçekleştirilen bir araştırma, kişisel verilerin paylaşılmasına ilişkin tüketici görüşlerini ele alıyor. Araştırmanın dikkat çeken verilerine göre, kişisel verilerin paylaşılması konusunda insanlar üçe gruba ayrılmış durumda. Bunlardan biri veri pragmatistleri, yani kendileri için bir tür fayda sağladığı sürece verilerini paylaşmaktan çekinmeyen kişiler ve bu 16 küresel pazarda nüfusun %53’ünü oluşturuyor. Diğer grup ise genel olarak çevrimiçi mahremiyet konusunda kaygısız olan ve kişisel verilerin paylaşımı konusunda daha düşük düzeyde kaygısı olanlar. Bu grup ise katılımcıların %29’unu oluşturmakta. Bunların dışında bir de çevrimiçi gizlilik konusunda endişe duyan ve hizmet geliştirme karşılığında bile olsa kişisel bilgi vermek istemeyen bir kitle var ve oranı (%18) azımsanmayacak kadar.

 

 

Akıllı ve üzgün mü yoksa aptal ve mutlu mu?

YouGov’un ABD’de 10.416 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre, akıllı ve üzgün mü yoksa aptal ve mutlu mu olmayı tercih edecekleri sorusunda katılımcılar neredeyse eşit olarak bölünmüş durumda. Katılımcıların %37'si aptal ve mutlu olmayı tercih edeceklerini söylerken; akıllı ve üzgün olmayı tercih edenlerin oranı ise yaklaşık olarak aynı (%35). Erkekler ve kadınlar bu konuda biraz farklı görüşlere sahipler. Erkeklerin %40'ı akıllı ve üzgün olmayı tercih ederken, üçte biri (%33) aptal ama mutlu olmayı tercih ediyor. Kadınların akıllı ve üzgün (%30) olmaktansa aptal ve mutlu olmayı (%40) tercih edeceklerini söyleme olasılıkları daha yüksek. Bir de kuşak farklılıkları var. En genç yetişkinler olan Z Kuşağı, akıllı ve üzgün (%34) yerine aptal ve mutlu (%41) olmayı tercih ediyor. Milenyumlar arasında fark biraz daha dar: %39 aptal ve mutlu olmayı tercih ederken, %36 daha akıllı ve üzgün olmayı tercih ediyor.

 

 

#İlginç Bilgi

İngiliz bilim insanlarının yaptığı bir araştırmaya göre, erkekler bir alışveriş gezisinden ortalama 26 dakika sonra sıkılıyorlar.

Latest