Kimola Bülten #81: Söylesene neden ben?

Author: Yasemin Ozturk - Data Analyst, Kimola
Yasemin Ozturk Data Analyst, Kimola
Feb 17, 2022 - 4 min read
Kimola Bülten #81: Söylesene neden ben?

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

İnsanlar markalar hakkında ne düşünüyor?

Twitter’ın 5.000’den fazla tweeti analiz ettiği #RealTalk çalışması, gelişen tüketici eğilimlerine ve beklentilerine dayalı olarak markaların platformdaki başarılarını nasıl en üst düzeye çıkarabileceklerine dair içgörüler sunuyor. Her şeyden önce çalışma, platformdaki marka konuşmalarının arttığını ve daha fazla kişinin uygulama içindeki markalarla etkileşime geçmek istediğini gösteriyor. Araştırmanın bir başka önemli çıktısına göre, tüketiciler Twitter’daki birçok marka profilinin aynı göründüğünü düşünüyor. Hal böyle olunca, 10 kişiden 8'i “markaların tonlarını zamana göre geliştirmesini” bekliyor. Öte yandan tüketicilere markaların tweetlerinde neleri görmek istersiniz diye sorulduğunda; tüketicilerin %37'si markaların sosyal ve kültürel konular hakkında, %25'i de TV şovları hakkında konuşması gerektiğini düşünüyor. Bu da La Casa de Papel’in yeni sezonuyla ilgili bir markanın görüşünün, tüketicinin daha az umurunda olduğunu gösteriyor.
 

İlk buluşmada neler mi yapılmalı?

YouGov’un Birleşik Krallık’ta 1.686 kişinin katılımı ile gerçekleştirdiği araştırma, ilk buluşmada yapılabilecek aktivitelere ilişkin görüşleri ele alıyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre; katılımcıların sadece %17'si ilk buluşmada sevgilinizin akrabalarıyla tanışmanın veya onların sizin akrabalarınızla tanışmasını sağlamanın sorun olmadığını söylerken, yaklaşık dörtte üçü (%72) bunun kabul edilemez bir faaliyet olduğunu söylüyor. Katılımcılar, ilk buluşma için en kabul edilebilir aktivitelerin kahve içmek (%93), akşam yemeğine çıkmak (%93) ve yürüyüşe çıkmak (%92) olduğunu belirtirken, her 10 kişiden dokuzu (%91) bir barda bir şeyler içmek için dışarı çıkmanın iyi bir fikir olduğunu belirtiyor. İlk buluşmada samimi aktiviteler söz konusu olduğunda, katılımcıların %36’sı seks yapmanın kabul edilebilir olduğunu; %54’ü ise kabul edilemez olduğunu düşünüyor.

 

Ürün bilgisi satın alma kararlarını etkiliyor.

Salsify'ın ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa'da yaklaşık 5.000 tüketici ile gerçekleştirdiği "Tüketici Araştırması 2022: Çok Kanallı Alışveriş Yapanların Talebi Nasıl Karşılanır” raporu, ürün bilgisinin hem çevrimiçi hem de mağaza içi satın alma kararlarını önemli ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre; ABD'li tüketicilerin neredeyse yarısı (%46) internette ayrıntılı bilgi bulamazlarsa, %30'u da görseller eksikse veya düşük kaliteliyse bir ürünü satın almayacaklarını söylüyor. Öte yandan Alman tüketicilerin yarısından fazlası (%53), bir satın alma yapmadan önce ürün ve ambalaj geri dönüşüm bilgilerini kontrol ettiğini belirtirken; Fransa'da alışveriş yapanların dörtte biri (%25), bir ürünü satın almadan önce ürünün üçüncü taraf sürdürülebilirlik sertifikasına sahip olup olmadığını bilmeleri gerektiğini söylüyor.

 

10 kişiden 7’si, doktor seçerken çevrimiçi yorumları okuyor.

Reputation ve YouGov’un ortaklaşa olarak ABD’de 1.227 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, tüketicilerin %70’inden fazlasının bir sağlık hizmeti yeri veya sağlayıcısı ararken hasta incelemelerini okuduğunu gözler önüne seriyor. Araştırmanın dikkat çeken bulgularına göre kadınlar, doktorlarının aldığı tüketici geri bildirimleri konusunda daha fazla endişe duyuyor ve kadınların neredeyse %80'i yeni bir doktor düşünmeden önce hasta yorumlarını okuduklarını söylüyor. Kadınlar ayrıca, bir sağlık hizmeti sağlayıcısı için öne çıkan kriterler olarak doktorun cinsiyetini (erkeklerin %10’u; kadınların %20’si), sigorta kabulünü (erkeklerin %63’ü; kadınların %75’i) ve muayene saatlerini (erkeklerin %15’i; kadınların %19’u) erkeklere kıyasla daha fazla önemsiyor.

 

İnternet, gençlerin ekran başında geçirdiği süreye hükmediyor.

Hub Entertainment Research'ün ABD’li tüketicilerin eğlence zamanlarını nasıl geçirdiklerini inceleyen “Video Redefined” araştırması, yeni video tabanlı eğlence kaynaklarının geleneksel TV ve film izleme davranışları üzerindeki etkisini inceliyor. Araştırmanın dikkat çeken verilerine göre TV ve filmler, tüketicilerin ekran tabanlı eğlence ile harcadıkları tüm zamanın %48'ini oluşturuyor. (Bu oran bir yıl öncesine göre %5 düşük.) Öte yandan tüketicilerin boş zamanlarını nasıl geçirdikleri söz konusu olduğunda, genç ve yaşlı tüketicilerin neredeyse birbirine hiç benzemediği görülüyor. Buna göre; 35 yaş üstü tüketiciler zamanlarının %60'ını TV ve film izleyerek geçirirken, 13-24 yaşları arasındakiler için TV ve filmler eğlence süresinin sadece dörtte birini oluşturuyor. İlginç olmayan bir şekilde yüzdeler, tam tersine dönüyor ve 13-24 yaşındakilerin %57’si; 35+ kişilerin ise %28'i çevrimiçi videolarla, oyunlarla ve sosyal medya ile zaman geçiriyor.

 

#İlginç Bilgi

Basketbol oynanan en uzun maraton; 120 saat 2 dakika sürmüştür.
Nardin Academy'nin New York Buffalo'daki basketbol sahasında gerçekleşen müsabaka, genç yetişkinleri etkileyen zihinsel sağlık sorunlarına dikkat çekmek amacıyla düzenlendi.

Latest