Kimola Bülten #70: Yeter ki mısırsız olmasın sinema 🍿

Dec 03, 2021 - 4 min read
Kimola Bülten #70: Yeter ki mısırsız olmasın sinema 🍿

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

Sinema keyfi mısırsız olur mu?

 

YouGov’un Birleşik Krallık’ta gerçekleştirdiği bir araştırmanın verilerine göre, sinemaya giden tüketiciler iki yıl öncesine göre daha fazla yiyecek ve içecek alıyor. Araştırmanın dikkat çeken bulgularına göre, çoğunluğun sinemada içecekler ve atıştırmalıklar için 20 sterline kadar harcadığını (%55) ve bunun 2019'dan beri büyük ölçüde değişmediğini (%56) gösteriyor. Bununla birlikte, 20 ile 40 sterlin arasında harcama yapan tüketicilerin oranında üç puanlık bir artış (2019'daki %7’ye karşı 10) ve 40 sterlin üzerinde harcama yapanlar arasında altı puanlık bir artış görülüyor (2019'daki %2’ye karşı %8). Ayrıca, hiçbir şey almayanların sayısı da azalmış durumda (%35'ten %27'ye).

 

Pandemi, flört trendlerini değiştirdi. 

Bumble ve Plenty of Fish flört uygulamalarının ortaya çıkardığı yeni flört trendleri, pandeminin aşk hayatlarımız üzerinde ne kadar etkisi olduğunu gözler önüne seriyor. Araştırmanın verilerine göre, küresel olarak insanların büyük bir çoğunluğu (%61) artık duygusal erişilebilirliğe öncelik verdiğini söylerken, neredeyse dörtte biri (%23) fiziksel görünüşe daha az önem verdiğini söylüyor. Ayrıca, insanların %43'ü diğer insanları tanıma yaklaşımlarını "keşif" olarak tanımladıklarını söylüyor. Öte yandan, araştırma "bilinçli olarak bekar" kalmayı seçen insan sayısında da bir değişiklik olduğunu ortaya koyuyor. Pandemi sırasında, uygulamadaki kişilerin %53'ü bir süre yalnız kalmanın "aslında sorun olmadığını" fark ettiklerini söylüyor. Tekrar biriyle çıkmak isteyenlerin çoğunluğu ise (%54), nasıl ve ne zaman çıkacakları konusunda daha dikkatli olacaklarını söylüyor.

 

Teslimat, yemek kültürünün bir parçası haline geliyor.

Sanal restoran lideri Nextbite’in ABD’de 3.012 katılımcı ile yaptığı araştırma, tüketici teslimat tercihlerini inceliyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, tüketicilerin %43’ü ayda bir veya daha fazla yemek siparişi veriyor ve %23'ü haftalık olarak sipariş veriyor. Öte yandan, tüketicilere teslimat için yemek siparişi vermenin faydalarını nasıl sıraladıkları sorulduğunda ilk üç şöyle: kendi evimin rahatlığında yemek (%43), zamandan tasarruf etmek (%33) ve daha fazla çeşitlilik bulmak (%32). Bu sıralamada şaşırılacak bir şey yok, ancak ilginç olan bir faktör, güvenlik nedenleriyle sipariş vermek (%25). Listede 12. sırada yer alıyor ve yalnızca bir fayda olarak görülüyor.

 

Pandemi kahve sektörünü de vurdu.

KPMG’nin, küresel kahve pazarını ve sektörün pandemiyle nasıl bir değişim yaşadığını incelediği araştırmaya göre, Covid-19 en büyük iki küresel kahve perakendesini yeniden şekillendiriyor. Pandemi döneminde kahve dükkanlarının 11,5 milyar dolar zarar ettiği ABD’de ‘tam iyileşme’ için en az iyi yıla ihtiyaç olduğu görülüyor. İngiltere’de ise üç yıldan önce toparlanma mümkün görünmüyor. Araştırmanın diğer önemli çıktıları ise, kahve severlerin huy değiştirdiğini gösteriyor. Şöyle ki, katılımcıların %53’ü çevre dostu markaları tercih ettiğini belirtirken; %25’i herhangi bir uygulama üzerinden eve kahve sipariş ettiğini belirtiyor. Öte yandan, 60 yaş üstü kahve tüketicileri, geleneksel kahveleri 18-24 yaş aralığındaki tüketicilere göre iki kat fazla tercih ediyor. 25-39 yaş arasındaki tüketicinin tercihi ise daha çok espresso bazlı kahveler olarak karşımıza çıkıyor.

 

COVID-19 salgını, insanlardan çok şey aldı. 

McMaster Üniversitesi ve Offord Çocuk Araştırmaları Merkezi'nden yapılan araştırmanın sonuçları, ebeveynler arasında, özellikle depresyon ve anksiyete belirtileri olmak üzere, akıl sağlığı sorunlarının şaşırtıcı düzeyde olduğunu gösteriyor. Araştırmanın verilerine göre, ebeveynlerin yarıya yakını, kendi ruh sağlıkları için bir sağlık uzmanına danıştıklarını, %40'ı ise pandemi sırasında en az bir kez yardıma ihtiyaç duyduklarını ancak aramadıklarını belirtiyor. Bunun yanı sıra, araştırmaya katılanların üçte birinden fazlası, özellikle yüz yüze eğitim ve izolasyon eksikliği nedeniyle çocukları üzerinde olumsuz bir etki olduğunu söylüyor. Ebeveynler ayrıca eşleriyle yüksek düzeyde çatışma yaşadıklarını bildiriyor - neredeyse yarısı eşlerine kızgın veya sinirli hissettiklerini, %42'si partnerlerinden uzak veya içine kapanık hissettiklerini ifade ediyor.

 

#İlginç Bilgi        

Oxford Languages'e göre, aşı kelimesinin İngilizce kısaltması "vax" 2021'in en popüler kelimesi oldu.
İlk olarak 1980'lerde ortaya çıkan "vax" kavramı 2021'in Eylül ayında önceki yıla göre günlük yaşantıda 72 kat daha fazla kullanıldı.

Subscribe to Our Newsletter!

We gather global consumer research news and share them with 3,000+ marketing and research professionals worldwide.

Latest