Kimola Bülten #64: Markam beni görmeli!

Oct 21, 2021 - 3 min read
Kimola Bülten #64: Markam beni görmeli!

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

Markalarla sosyal medyada mesajlaşma yükselişte.

Mitto tarafından 1.000 Amerikalı tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, tüketicilerin %87'si artık markalarla mesajlaşmak için sosyal medya uygulamalarını kullandığını ve satın alma kararlarını yönlendirdiğini belirtiyor. Hatta katılımcıların %55'i bir markanın sosyal medya mesajlarının web sitesi üzerinden, %39'u mağazadan ve %42'si sosyal medya uygulaması üzerinden bir satın alma işlemini etkilediğini belirtiyor. Ayrıca, tüketicilerin %58'i e-posta, arama veya SMS gibi diğer yöntemlere kıyasla, markaların iletişim kurmak için sosyal medyayı kullanmasını tercih ediyor. Bu tercihe ilişkin katılımcılar, sosyal medya mesajlaşmasının kolay (%72), hızlı (%61) ve kişiselleştirilmiş (%50) olmasından hoşlandıklarını ifade ediyor.

 

Tüketici ruhunda cömertlik var.

Accenture’ın 1.515 ABD’li tüketicinin katılımı ile gerçekleştirdiği araştırma alışveriş döneminde tüketicilerin satın alma alışkanlıklarına ilişkin içgörüler sunuyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, tüketicilerin dörtte üçü (%76) bu alışveriş sezonunda sevdikleriyle vakit geçirmeyi dört gözle beklediğini söylerken; %75'i ailesi için, %41'i komşuları, iş ve yakın arkadaşları için bir hediye almayı planladığını söylüyor. Bu "cömertlik ruhu" evin dışına da yayılacak gibi görünüyor ki tüketicilerin %70'i, bu yıl yardım amaçlı katkılarda bulunmayı; Z Kuşağı’nın %32'si ve Y kuşağının %28'i de geçen yıldan daha fazla bağış yapmayı planladığını belirtiyor.

 

Ölümü düşünmemek mümkün mü?

YouGov’un İngiltere’de 2.164 kişi ile yaptığı “Ölüm Araştırması”na göre, Britanyalıların %9'u günde en az bir kez%20'si ise hafta boyunca birkaç kez ölümü düşünüyor. Öte yandan katılımcıların %4’ü, ölümü hiç düşünmediklerini söylüyor. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer verisine göre, Britanyalıların üçte ikisi (%65) ölümden daha kötü şeyler olduğunu düşünüyor. Bu konuda genç ve yaşlı Britanyalılar arasında dikkate değer bir fark var: 16-24 yaşındakilerin %72'si ölümden daha kötü şeyler olduğunu söylerken; bu oran, 60 yaş ve üzerindekilerde %59'a düşüyor. Araştırmada katılımcılara birinin ölümünün onları nasıl etkilediği sorulduğunda, katılımcıların %38’i hayatın kendisini daha fazla takdir etmeye başladığını söylerken, üçte biri (%34) hayatta neyin önemli olduğuna dair görüşlerini değiştirdiğini, %27'si ölümün onları daha güçlü hissettirdiğini söylüyor.

 

Tüketici “vakit nakittir” diyor.

Replicant’in Method Research tarafından hazırlanan ve Dynata tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde müşteri hizmetleriyle etkileşime giren 1.000 yetişkinin katılımıyla yürüttüğü araştırma, zayıf müşteri hizmetlerinin tüketici marka sadakatini etkilediğini ortaya koyuyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, tüketicilerin %91'i son altı ayda kötü müşteri hizmetleri yaşadıklarını bildiriyor. Tüketicilerin müşteri hizmetlerine ilişkin en çok yakındığı konu (%56) uzun bekleme süreleri olurken, yanıt verenlerin %70'i artık gerçek bir kişiye ulaşmanın pandeminin başlangıcından daha zor olduğunu söylüyor. Hal böyle olunca tüketicilerin yaklaşık %80'i uzun bekleme sürelerinden kaçınmak için bir makineyle konuşabileceklerini belirtiyor. Ek olarak, ankete katılan tüketicilerin %74'ü, telefonda beklemekten veya kötü müşteri hizmetleriyle uğraşmaktan kaçınmak için ortalama 15,72 dolar kaybetmeye razı olacaklarını söylüyor.

 

Gelemem, kendimle randevum var!

WoodWick tarafından görevlendirilen ve OnePoll tarafından 2.000 ABD’li ile yürütülen araştırmaya göre katılımcıların beşte dördünden fazlası (%86) kendilerine zaman ayırmanın kişisel sağlıkları için hayati önem taşıdığına inanıyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre katılımcıların üçte ikisinden fazlası (%68) sadece kendilerine daha fazla zaman ayırmak için sosyal planlara “hayır” demeye istekli ve %61’i daha fazla “zaman” için neredeyse her şeyi yapacaklarını söylüyor. Örneğin katılımcıların %46’sı, kendilerine daha fazla zaman ayırmaları anlamına gelse, aynı şarkıyı üç gün boyunca tekrar tekrar dinlemeye bile katlanabileceklerini belirtiyor. Araştırmanın bir başka ilginç bulgusuna göre, tüketicilerin %70'inden fazlası kendine ayırdığı zamanlarda mum kullanıyor. Hatta neredeyse yarısı (%48) yanında mum kadar basit bir şey bulundurarak daha sakin hissettiğini söylüyor.

 

 

#İlginç Bilgi        

Venüs'te günler yıllardan daha uzundur.
Yavaş eksen dönüşü nedeniyle, kendi ekseni etrafında bir kez dönmesi 243 Dünya günü sürerken, Güneş'in etrafında dönmesi sadece 225 Dünya günü sürüyor.

Subscribe to Our Newsletter!

We gather global consumer research news and share them with 3,000+ marketing and research professionals worldwide.

Latest