Kimola Bülten #50: İçerikle oynama, söyledim sana.

Author: Yasemin Ozturk - Data Analyst, Kimola
Yasemin Ozturk Data Analyst, Kimola
Jul 01, 2021 - 3 min read
Kimola Bülten #50: İçerikle oynama, söyledim sana.

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan pandemi süreci içgörüleri, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyasını kapsayan, bu haftanın öne çıkan içerikleri sizlerle! Haftalık bültenimize abone olmak isterseniz şu linkten abone olabilir, Kimola'dan tüketici içgörüleri edinmek ve tüketici araştırmalarımız hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz de şu linkten bize ulaşabilirsiniz.

İçgörülü bir hafta olsun!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

 

Toksik veya sahte içerikler, tüketici-marka ilişkisini zedeliyor.

Önde gelen küresel müşteri deneyimi (CX) ve dijital çözüm sağlayıcısı olan TELUS International tarafından 1.000 Amerikalı ile yapılan bir ankete göre, katılımcıların yarısından fazlası (%54) çevrimiçi olarak uygunsuz veya yanıltıcı kullanıcı tarafından oluşturulan içerik (UGC) miktarında bir artış olduğunu, %36'sı günde birden çok kez yanlış, sahte ve hatta toksik UGC vakaları ile karşılaştığını ve %15'i bu tür içerikleri her gün gördüğünü söylüyor. Ankete katılanların %40'ından fazlası, bir kez bile toksik veya sahte UGC'ye maruz kaldıktan sonra marka topluluğundan ayrılacaklarını, %45'i ise bir markaya olan tüm güvenlerini kaybedeceklerine dikkat çekiyor.

 

Tüketiciden küçük işletmelere tam destek!

Sendinblue ve Cite Research’ün Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa'daki 4.199 katılımcı ile yaptığı araştırma, COVID-19 pandemisinin etkisi azaldıkça tüketici görüşlerindeki ve harcama alışkanlıklarındaki değişiklikler ile tüketicilerin veri gizliliğine yaklaşımlarını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, Y Kuşağı’nın %51'i ve Z Kuşağı’nın %46’sı pandemi öncesine kıyasla daha fazla küçük işletmelerden alışveriş yaptığını belirtiyor. Bunun yanı sıra, tüketicilerin alışveriş motivasyonlarının cinsiyete göre farklılık gösterdiği de bir gerçek. ABD’li kadınların %60’ı yerel ekonomiye katkı sağlamak için; erkeklerin %55’i de tüketiciler ve küçük işletmeler arasında oluşan güçlü bağ nedeniyle küçük işletmelere daha fazla harcadıklarını bildiriyor. Öte yandan, ABD’li tüketicilerin dörtte üçü (%75) çevrimiçi gizlilikle daha fazla ilgilendiğini, %70'i indirimler ve fırsatlar karşılığında küçük işletmelerle veri paylaşmaya istekli olduklarını söylüyor. 

 

Ebeveynler, okula dönüş için daha fazla ödeme yapmaya hazırlanıyor.

KPMG’nin Amerika Birleşik Devletleri'nde 1.000'den fazla yetişkin tüketiciyle yaptığı ankete göre, bu okula dönüş sezonunda, ebeveynlerin öğrenci başına yaptığı ortalama harcamanın, 2020'de yaklaşık 250 ABD Doları ile karşılaştırıldığında 270 ABD Doları kadar olması bekleniyor. Araştırmanın öne çıkan verileri, okul öncesi çağındaki çocukların ailelerinin bu yıl %32 daha fazla para harcamayı planladığını, üniversite çağındaki öğrencilerin ailelerinin ise yaklaşık %13 daha fazla harcama yapacağını gösteriyor. KPMG anketinin bir diğer önemli verisine göre, önümüzdeki okul yılı için insanların %10’u şimdiden alışverişe başladıklarını söylerken, tüketicilerin %33'ü temmuz ayına, %30'u ise ağustos ayına işaret ediyor. 

 

COVID-19 ile dijital bankacılık faaliyetlerinde bir artış görülüyor.

SRM tarafından ABD'de 2.045 katılımcı ile gerçekleştirilen araştırma, tüketicilerin pandeminin ilk altı ayında finans kurumlarıyla nasıl ilişki kurduklarını ele almakta. Araştırmanın bulguları, katılımcıların yalnızca %8’inin dijital bankacılığa yeni başladığını, her 10 katılımcıdan 6’sının ise, COVID-19 öncesine göre ortalama 2.9 tür bankacılık faaliyetini daha sık çevrimiçi olarak gerçekleştirdiğini gösteriyor. Ek olarak, 65 yaş üstü katılımcılar dijital bankacılık faaliyetlerinde daha önceki yaşam evrelerine kıyasla hiçbir değişiklik yaşamadığını, 18-24 yaşları arasındakiler, bir mobil ödeme uygulaması aracılığıyla para gönderip almada bir artış olduğunu, 18-34 yaş grubundakilerin %60'ı ile 55 yaş üzeri kişilerin %25'i yaşam tarzlarının ortalama %43'ünün COVID-19 sırasında dijital olarak daha etkin hale geldiğini belirtiyor.

 

Olumsuz değerlendirmeler, tüketicilerin bir işletmeyi seçmelerini engelliyor.

Çevrimiçi itibar yönetimi konusunda uzmanlaşmış lider bir yazılım şirketi olan Consumer Fusion® tarafından 1.000'den fazla katılımcıyla gerçekleştirilen anket, olumsuz incelemelerin potansiyel tüketicilerin kararlarını nasıl değiştirdiğine dair bulgular sunuyor. Ankette, katılımcıların yaklaşık %90’ı işletme sahiplerinin olumsuz yorumlara verdiği yanıtları okuduklarını, yaklaşık %80'i olumsuz bir yorumun, bir işletmeyi seçmelerini engellediğini belirtirken; insanların %75'i daha önce olumsuz bir yorum yaptıklarını, %55'i ise olumlu bir eleştiriden önce olumsuz bir yorum okuyacaklarını söylüyor. Bu da tüketicilerin olumlu yorumlardan çok olumsuz yorumları dikkate aldığını gösteriyor.

 

 

#İlginç Bilgi        

İnsan beyni her saniye 11 milyon bit bilgi alır ama bilinçli zihinlerimiz saniyede sadece 40 ila 50 bit bilgi işleyebilir.
Latest