Kimola Bülten #51: Havam yerinde, aşımı da oldum💉

Jul 08, 2021 - 4 min read
Kimola Bülten #51: Havam yerinde, aşımı da oldum💉

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan pandemi süreci içgörüleri, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyasını kapsayan, bu haftanın öne çıkan içerikleri sizlerle! Haftalık bültenimize abone olmak isterseniz şu linkten abone olabilir, Kimola'dan tüketici içgörüleri edinmek ve tüketici araştırmalarımız hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz de şu linkten bize ulaşabilirsiniz.

İçgörülü bir hafta olsun!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

Tüketici artık daha iyimser.

MTSU tarafından 610 Amerikalı tüketici ile yapılan araştırma, artan aşılama ile tüketicilerin normal hayatlarına devam etme konusunda daha fazla kararlı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmada tüketicilere yöneltilen “Bugün itibariyle normal alışveriş, yemek yeme ve tüketiciyle ilgili diğer faaliyetlerinize ne kadar rahat devam ediyorsunuz?” sorusuna “son derece rahat” veya “biraz rahat” hissediyorum diyen tüketicilerin oranı Mart ayında %43 iken, Haziran ayında %71’e çıkmış durumda.  Diğer yandan, tüketicilerin halka açık yerlerde maske takma zorunluluğu konusundaki endişeleri de Mart ayından bu yana önemli ölçüde azalmış ve tüketicilerin yalnızca %36’sı insanların dışarı çıkıp başkalarının yanındayken maske takmasının önemli olduğunu düşünüyor. Araştırma verileri gösteriyor ki, aşılar tüketiciye umut olmuş ve zihinlerde ‘‘normalleşme’’ başlamış bile.

 

Minimalizmin etkisi maksimum!

Mintel tarafından 16 ülkede gerçekleştirilen araştırma, tüketici davranışlarını ve tüketicinin iklim değişikliğine karşı tutumunu mercek altına alıyor. Kahve, sabun ve çorap seçerken sürdürülebilirliğe ne kadar dikkat edildiğini sorgulayan araştırmanın çıktıları şöyle: Tüketicilerin %31’i "minimal veya geri dönüştürülebilir ambalajlı” olan bir kahve markasını diğerlerine tercih edeceklerini söylerken, sabun (%35) ve çorapta (%31) da durum oldukça benzer. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, tüketicilerin %30’u çevre dostu bir şekilde üretilen kahvelerin marka seçiminde önemli bir etken olduğunu, %43’ü zararlı kimyasal içermeyen sabunları ve %33’ü ise, sentetik mikro lifler veya boyalar içermeyen çorapları satın alacaklarını belirtiyor.

 

Tüketicilerin %40’ı kendileri için mücevher alıyor.

Plumb Club’ın Qualtrics'in desteğiyle gerçekleştirdiği araştırma (The Plumb Club Industry & Market Insights 2021), ABD genelinde 25-60 yaşları arasındaki 1049 tüketicinin mücevher alımlarındaki birincil faktörleri ortaya koyuyor. Katılımcıların %33’ü bir perakendecinin web sitesini mücevher satın almalarında en etkili faktör olarak görüyor. Bunu, %30 ile aile ve arkadaşların etkisi, %14 ile sosyal medya reklamları takip ediyor. Yeni bir mücevher alımının nedeni sorulduğunda ise, tüketicilerin neredeyse yarısı (%48) en çok özel bir günü anmak için mücevher satın almakla ilgilendiğini, %23'ü sebebe gerek olmadığını söylerken, %12'si kişisel bir ödülün ana motivasyonları olduğunu belirtiyor. Araştırmada dikkat çeken bir diğer veri ise, tüketicilerin mücevher satın alma davranışında, kişisel satın alma %40'lık bir oran ile ilk sırada.

 

Yaklaşan bir akıllı telefon devrimi var.

Audio Analytic'in ABD ve Birleşik Krallık’ta 18 ila 44 yaşları arasında 2.000'den fazla akıllı telefon kullanıcısı arasında gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların dörtte üçünden fazlası (%78) akıllı telefonlarının, çevrelerindeki akustik ortama göre zil seslerinin ve bildirimlerin stilini ve ses düzeyini otomatik olarak ayarlamasını, %62'si kaydettikleri videolarda veya çektikleri fotoğraflarda yer alan sesleri tanımasını ve etiketlemesini, %74'ü kapıya vuran bir kurye veya köpek havlaması gibi çevrelerindeki temel sesleri tanımasını ve %56'sı cihazlarının çıkardıkları seslere göre AR filtreleri ve efektleri uygulamasını istiyor. Bu da tüketicilerin çevrelerindeki dünyaya tepki veren akıllı telefonlara yönelik güçlü bir talebi olduğunu gösteriyor.

 

Siber güvenliğe yönelik risk artsa da tüketici davranışları değişmiyor.

Chubb’un ABD’de 1208 katılımcı ile gerçekleştirdiği, tüketicilerin siber riske yönelik yaklaşımlarını ve davranışlarını ölçen ankete göre, katılımcıların üçte ikisinden fazlası, bir siber ihlal potansiyeli konusunda biraz veya çok daha fazla endişe duyduklarını bildiriyor. Araştırmada öne çıkan verilere göre, pandemi sürecinde Amerikalıların yarısı uzaktan çalışmak için yer değiştirmeyi tercih etmiş ve bu durum kendilerini ve verilerini korumak için adımlar atmaları gerekliliğini de beraberinde getirmiş olmalı ki, katılımcıların %62'si şifre değişikliği yaptığını, %43'ü özel ağda bile VPN kullandığını ve %43'ü geçici konumlarına geçiş yaparken tüm hesaplardan çıkış yaptığını belirtiyor. Siber sigorta söz konusu olduğunda ise, Amerikalıların sadece %12'sinin geçtiğimiz yıl kişisel bir siber sigorta poliçesi satın aldığı ve siber sigortaya sahip olmayanların %34'ünün bu konu hakkında tavsiye almak için arkadaşlarına ve ailelerine başvurduğu görülmekte.

 

 

#İlginç Bilgi    

"Merhaba" yaygın hale gelmeden önce Alexander Graham Bell, telefona 'ahoy' ile cevap vermeyi önermiştir. 
Ahoy; bir gemi veya tekneye seslenmek için kullanılan, Orta İngilizce "Hoy!" çığlığından kaynaklanan bir işaret sözcüğüdür. 
Subscribe to Our Newsletter!

We gather global consumer research news and share them with 3,000+ marketing and research professionals worldwide.

Latest