Kimola Bülten 124#: Hedefli reklamların dayanılmaz gerginliği😬

Mar 03, 2023 - 4 min read
Kimola Bülten 124#: Hedefli reklamların dayanılmaz gerginliği😬

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle! Ayrıca bu bülteni podcast olarak dinleyebilirsiniz!

🎧 Spotify'da dinlemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Verizekalılar Podcast

 

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

🎯 Hedeflenmiş reklamlar tüketicilerin marka algısını olumsuz etkileyebiliyor.

Sortlis'in 6 ülkeden 500 katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırmaya göre; katılımcıların %66'sı, yüz yüze konuştukları bir şey hakkında hedeflenmiş bir reklamla karşılaştıklarını söylüyor. Ancak bu tür reklamların tüketici güvenine ve marka algısına olumsuz etkisi olabileceği görülüyor. Araştırmanın öne çıkan bulgularına göre müşterilerin %37'si, bu tür reklamlardan hoşlanmadıklarını ve gizlilik haklarına müdahale edebilecekleri için endişe duyduklarını söylüyor. Ek olarak 35 ila 44 yaş arasındaki insanların %90'ı, bir hedeflenmiş reklamda gördükleri bir şeyi asla satın almadıklarını söylüyor. Bu da bu reklamların beklenenden çok daha az etkili görünmesine neden oluyor ve tüketici güvenine zarar verebiliyor. Ancak, hedeflenmiş reklamların tümü için aynı şeyi söylemek mümkün değil. TikTok gibi platformlarda yer alan hedeflenmiş reklamlar, doğru yer ve zamanda tüketiciye ulaştığında marka satışları için gerçekten harika olabiliyor.

 

🔍 Ipsos - Deprem Araştırması

Ipsos’un ülkemizde gerçekleşen 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli iki deprem sonrasında gerçekleştirdiği bir araştırma, toplumun deprem öncesine kıyasla daha yorgun (%41), endişeli (%38) ve üzgün (%31) olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmanın detaylarına indiğimizde yaşanan bu depremde binaların yıkılmasının ana sebeplerinin; kaçak yapılaşma (%75), denetim yapan firmaların işlerini gerektiği şekilde yapmamaları görülürken (%71), hükümet ve belediyelerin de sorumlu (%69) olduğu düşünülüyor. Depremin kendisinin çok büyük olduğunu ve yapılacak bir şey olmadığını düşünenlerin oranı ise sadece %22. Öte yandan yaşanan deprem sonrasında depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin %85’i, kendi ilinde böyle bir afetin yaşanabileceğinin endişesini taşıyor. Ancak toplumun sadece %40’ına yakını, deprem anında nasıl davranması gerektiği konusunda bilgili olduğunu söylerken; %15’inin, bu konuda bilgisi yok.

 

✨ Markalar, reaktif olduğu kadar proaktif de olmalı.

Ruder Finn ve Full Spectrum Insights tarafından yaklaşık 1.000 kişi ile yapılan bir araştırmaya göre çoğu tüketici (%93), markaların onlara kulak verdiğini görmek istiyor. Tüketiciler, görüşlerinin duyulduğuna inandıklarında bir markayla etkileşime girmeye daha istekli olacaklarını belirtiyor. Öte yandan tüketiciler, markaların artık reaktif olduğu kadar proaktif de olması gerektiğini düşünüyor. Ek olarak tüketicilerin %49'u, bir şirketin bir sorun hakkında geri bildirim istemesini veya bu konuda fikir beyan etmesini tercih ediyor. %38'i markanın işaret ettiği bir hayır kurumunu desteklerken, %36'sı önemli konularda üst düzey yöneticilerin doğrudan açıklamalarına değer veriyor. Ayrıca araştırma katılımcıların %78'inin; geçmişte duyarlılık konusundaki beklentilerini bir markaya çevrimiçi yollarla ilettiklerini, %56'sının bu konuda bir markayla iletişim halinde olduklarını ve %22'sinin ise bir markayı boykot ettiklerini ortaya koyuyor.

 

👪 Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte izleme alışkanlıkları artırıyor.

Kids Industries’in dünya genelindeki 20.147 aile üyesi ile gerçekleştirdiği araştırma, 2023'te bir aile olmanın ne anlama geldiğini ve medya alışkanlıklarına mercek tutuyor. Araştırma sonuçları, çocuklar ve ebeveynler için mevcut içerik miktarı aşırı derecede arttığını ve kalitenin giderek daha önemli hale geldiğini ortaya koyuyor. Hal böyle olunca içerik keşfi için farklı kaynaklara başvuruluyor. Çocukların yeni dijital yayın içeriği keşfetmek için en olası kaynakları YouTube, arkadaş ve aile önerileri, VoD/dijital yayın platformlarındaki reklamlar ve TV reklamları olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan ebeveynlerin medya içeriğinde ilk 5 önceliği ise şöyle:
  • Çocuklar için olumlu rol modeller (%52)
  • Birlikte izleme/oynama ve eğlenme fırsatı (%47)
  • Problem çözme gibi yumuşak beceriler (%42)
  • Gerçek dünya sorunlarını açıklayan hikayeler (%38)
  • Hayal gücüne ve fantaziye odaklanma(%38).

 

💁 Satış temsilcileri mağaza deneyimini geliştiriyor.

PwC’nin 23 bölgede 9.180 katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırma, müşterilerin mağaza deneyimlerini geliştirecek en önemli faktörün bilgili ve yardımsever satış temsilcileri olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların %27'si, satış temsilcilerine erişiminin mağaza deneyimlerini artıracak en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %16'sı, kendi kendine hizmet veren ödeme kiosklarını kullanabilme becerisinin en sevdikleri özellik olduğunu söylüyor. Özellikle, önümüzdeki altı ay içinde fiziksel alışveriş yapmayı planladıklarını söyleyen tüketiciler, daha fazla teknolojik yenilik beklediklerinin sinyalini veriyor. Mağaza içi eğlence (%34), yeni ürünleri denemek için sanal gerçeklik (VR) gözlüğü ve bir satış danışmanından randevu alabilmek gibi sürükleyici dijital deneyimlerin (%30) ilgilerini çekeceklerini belirtiyorlar. Öte yandan araştırma, müşterilerin %69'unun gereksiz harcamaları azaltmayı planladıklarını ve %96'sının maliyet tasarrufu sağlayan davranışlar benimsemeyi düşündüklerini gözler önüne seriyor.

 

📩 Tüketici, markalardan daha az fakat daha ilgili mesajlar bekliyor.

Optimove’un ABD’de 450 tüketici ile gerçekleştirdiği 2023 Tüketici Pazarlama Yorgunluğu Araştırması'na göre; tüketicilerin üçte ikisi  (%66), daha az pazarlama mesajı almak istiyor ve (%27) bu mesajlarla bombardımana uğradıklarını hissediyor. Ayrıca, son üç ay içinde neredeyse 10 tüketiciden 8’i (79%), pazarlama mesajlarının fazlalığı nedeniyle en az bir perakende markasının aboneliğini iptal ettiğini söylerken; katılımcıların %61'i, çok sayıda pazarlama mesajı nedeniyle üç veya daha fazla perakende markasının aboneliğinden çıktığını belirtiyor. Bunlara ek olarak katılımcıların neredeyse dörtte üçü (%72), bir mesajın alaka düzeyinin önemli olduğunu söylüyor ve alakasız mesajlar tüketiciyi markadan soğutuyor.

Kimola'dan Haftanın Merakları

🤔 Hangimiz az önce konuştuğumuz bir şey hakkında Instagram reklamlarına maruz kalmadık? Peki gerçekten siz de bu reklamlarla karşılaşmaktan rahatsız oluyor musunuz?
Subscribe to Our Newsletter!

We gather global consumer research news and share them with 3,000+ marketing and research professionals worldwide.

Latest