Kimola Bülten #102: Falım sakızlarda neden sadece aşk falları var?

Author: Yasemin Ozturk - Data Analyst, Kimola
Yasemin Ozturk Data Analyst, Kimola
Jul 25, 2022 - 5 min read
Kimola Bülten #102: Falım sakızlarda neden sadece aşk falları var?

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

 

Restoran deneyiminin en önemli unsurları: Temizlik ve güven.Restoran deneyiminin en önemli unsurları: Temizlik ve güven.

Deloitte’un ABD'de 1.000 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma, restoran müşterileri arasında tüketim kalıplarını şekillendiren trendler hakkında fikir veriyor ve restoranların başarılı olmak için yapabilecekleri eylemleri inceliyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, katılımcıların 3'te 1'i daha fazla temizlik ve güvenin, daha sık dışarıda yemek yemelerini sağlayacağını söylüyor. Hatta, katılımcıların yarısından fazlası (%55), yiyeceklerinin güvenilirliği ve temizliği hakkında bilgi sahibi olmak için %10 ila %50 arasında daha fazla ödemeye razı olacaklarını belirtiyor. Buna karşılık, dijital siparişin bir öncelik olduğu aşikar ama hangi kanallardan diye incelendiğinde; tesis dışından sipariş veren müşterilerin beşte ikisinin (%40), bir restoranın kendi web sitesini veya uygulamasını kullanmayı tercih ettiği gözlemleniyor. On kişiden biri ise (%11), yemek sipariş uygulamları gibi üçüncü taraf bir aracı tercih ediyor.

 

İnsanların %60’ı bu yaz aile ve arkadaşlarıyla buluşmayı planlıyor. İnsanların %60’ı bu yaz aile ve arkadaşlarıyla buluşmayı planlıyor.

OnePoll tarafından Motel 6 adına ABD’de 2.000 kişinin katılımıyla yürütülen araştırma, katılımcıların %57'sinin bu yaz bir aile veya arkadaş toplantısına katılmayı planladığını ortaya koyuyor. Bunun nedeni, neredeyse katılımcıların üçte ikisinin (%65) aile ve arkadaş toplantılarının yaz aylarında diğer tatillerden daha fazla neşe getirdiğine inanıyor olması. Buna ek olarak araştırma, ortalama bir katılımcının yaklaşık 80 mil seyahat etmeye istekli olduğunu, ancak yaklaşık üçte birinin (%32) sevdiklerini görmek için 100 milden fazla yol kat edeceğini gösteriyor. Bu yıl gezginlerin %70'i, ister kiralık (%30) isterse kendilerinin (%40) olsun, sevdikleriyle buluşmalarına arabayla gitmeyi düşünüyor. Konaklama söz konusu olduğunda, katılımcıların üçte birinden fazlası (%36) bir oteli tercih ediyor. Araştırma aynı zamanda, insanların aileleriyle ve gelenekleriyle nasıl bir araya geldiklerini de inceliyor. Katılımcıların yarısından fazlası (%55), eski gelenekleri yerine getirmenin ve yenilerini yaratmanın bir karışımını dört gözle bekliyor.

 

 

Tüketicilerin 3’te 1’i müşteri deneyiminin iyileştiğini, 3’te 1’i daha kötü olduğunu söylüyor. Tüketicilerin 3’te 1’i müşteri deneyiminin iyileştiğini, 3’te 1’i daha kötü olduğunu söylüyor.

Customer Contact Week (CCW) Digital tarafından 150.000’den fazla tüketici ile gerçekleştirilen küresel bir araştırma, müşteri deneyiminin son birkaç yılda pek gelişmediğini gösteriyor. Buna göre, tüketicilerin %33'ü deneyimlerinin kötüleştiğini, %9'u da çok olumsuz olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılanların %35'i ise, eskisiyle aynı olduğunu söylüyor. Bunun yanı sıra, tüketicileri memnun etmenin en önemli stratejisi olan kişiselleştirme ile ilgili olarak katılımcıların %52'si, yalnızca bazı deneyimlerin kişiselleştirildiğini, %33'ü deneyimlerinin çoğunun kişiselleştirilmediğini söylerken; yalnızca %15'i çoğunlukla kişiselleştirilmiş olduğuna inanıyor. Öte yandan tüketicilere kötü deneyimlerinin kendilerini nasıl etkilediği sorulduğunda; %43'ü art arda iki hayal kırıklığınından sonra başka bir markaya geçeceklerini, %35'i üç veya dört kötü deneyimle karşılaştıklarında markayı değiştireceklerini söylerken, %17'si tek bir kötü deneyim yaşamanın başka bir markaya geçmek için yeterli olacağını belirtiyor.

Kaynak: Digital Information World

Emojiler herkes tarafından aynı anlaşılmıyor Emojiler herkes tarafından aynı anlaşılmıyor.

Dünya Emoji Günü için Duolingo ve Slack adına OnePoll tarafından yürütülen ve 11 farklı ülkeden 9.400 kişi ile gerçekleştirilen bir araştırma, Amerikalıların emoji içermeyen metinleri veya mesajları eksik bulma olasılığının küresel katılımcılara kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Amerikalılar emoji yanlısı olsalar da, tıpkı insanların dili farklı şekilde kullandıkları gibi emojilerin de anlamları veya nasıl kullanılacağı konusunda herkes aynı fikirde değil. Buna göre, araştırmaya katılan Amerikalıların dörtte biri “yüksek sesle ağlayan yüz (😭)” emojisi ile “sevinç gözyaşları (😂)” arasındaki ayrım konusunda kafası karışmış durumda. "Yüksek sesle ağlayan" emojiyi görenlerin %25'i bunu "sevinçten ağladığını" göstermek için kullandıklarını söylüyor. Ayrıca kafa karışıklığına neden olabilecek tek emoji bu değil: “Biraz gülen yüz (🙂)” bazılarının düşündüğü kadar olumlu olmayabilir. "Mutlu hissetmek" (%38) ve "genel pozitiflik" (%39) dünya genelinde emojinin en çok kullanıldığı alanlar olsa da, bazıları bu emojiyi "derin kızgınlık ve/veya güvensizlik" (%14) göstermek için de kullanıyor.

 

🐕 Evcil hayvan sahipleri giderek daha fazla “doğal mamalara” yöneliyor. 

Dünya Emoji Günü için Duolingo ve Slack adına OnePoll tarafından yürütülen ve 11 farklı ülkeden 9.400 kişi ile gerçekleştirilen bir araştırma, Amerikalıların emoji içermeyen metinleri veya mesajları eksik bulma olasılığının küresel katılımcılara kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Amerikalılar emoji yanlısı olsalar da, tıpkı insanların dili farklı şekilde kullandıkları gibi emojilerin de anlamları veya nasıl kullanılacağı konusunda herkes aynı fikirde değil. Buna göre, araştırmaya katılan Amerikalıların dörtte biri “yüksek sesle ağlayan yüz (😭)” emojisi ile “sevinç gözyaşları (😂)” arasındaki ayrım konusunda kafası karışmış durumda. "Yüksek sesle ağlayan" emojiyi görenlerin %25'i bunu "sevinçten ağladığını" göstermek için kullandıklarını söylüyor. Ayrıca kafa karışıklığına neden olabilecek tek emoji bu değil: “Biraz gülen yüz (🙂)” bazılarının düşündüğü kadar olumlu olmayabilir. "Mutlu hissetmek" (%38) ve "genel pozitiflik" (%39) dünya genelinde emojinin en çok kullanıldığı alanlar olsa da, bazıları bu emojiyi "derin kızgınlık ve/veya güvensizlik" (%14) göstermek için de kullanıyor.

 

🚗 Tüketicilerin 4’te 1’i bir sonraki arabalarının elektrikli araç olacağını söylüyor.

American Automobile Association(AAA)’ın 18 yaş ve üzeri 1.051 ABD'li ile gerçekleştirdiği araştırma, katılımcıların dörtte birinin bir sonraki otomobil alımlarında elektrikli bir araç (yalnızca elektrikle çalışan) satın alma olasılığının yüksek olduğunu ve Y kuşağının buna öncülük ettiğini (%30) ortaya koyuyor. Araştırmanın öne çıkan bulgularına göre, elektrikli araç satın almak isteyenlerin motivasyonu, yakıt maliyetlerinden tasarruf etme yönündeki güçlü istek ve %77'si bunu en büyük ilgi nedeni olarak gösteriyor. Tüketiciler elektrikli otomobil fikrine sıcak bakıyor olsa da, şu nedenlerden dolayı elektrikli otomobil konusunda tereddütte kalmış durumdalar:
  • Daha yüksek satın alma fiyatı: %60
  • Şarj için yeterli yer olmadığı endişesi: %60
  • Sürüş sırasında şarjın biteceği endişesi: %58
  • Uzun mesafeli seyahat için uygun olmaması: %55
  • Yüksek pil onarım veya değiştirme maliyeti: %55.

 

Kimola'dan Haftanın Merakları

Bu hafta çiğnediğimiz Falım sakızlarında hep aşk falları gördük. Halbuki insan para, sağlık gibi konularda da fal görmek istiyor. İlk önerimiz şöyle:
Çıkacak maaşın yükseğe
Sen bi patrondan iste
Enflasyon da çıktı de
Gece gelecek ak sakallı dede
🙂 Sen de falını bize Twitter'dan mention atarak Kimola ekibini güldürebilirsin: @kimolaTR

 

 



Latest