Kimola Bülten #92: Bana şifreni ver.

May 16, 2022 - 3 min read
Kimola Bülten #92: Bana şifreni ver.

İletişim ve araştırma profesyonelleri için hazırlanan içgörüler, tüketicileri anlamaya yönelik araştırmalar ve tüketici verilerinin kullanım dünyası ile ilgili bu haftanın öne çıkan haberleri sizlerle!

 

🎉 Kimola'dan "Sosyal Tüketici Araştırmalarında Veri Analitiği ve Yapay Zeka" Eğitimi!

data-Kimola'dan "Sosyal Tüketici Araştırmalarında Veri Analitiği ve Yapay Zeka" Eğitimi!-and-ai

Kurucumuz Mustafa Savaş "Sosyal Tüketici Araştırmalarında Veri Analitiği ve Yapay Zeka" eğitimi ile 18 Mayıs'ta TÜAD Akademi'de olacak.

Araştırma ve Veri Dünyasında Bu Haftanın Öne Çıkanları

Netflix kullanıcılarının %84’ü şifrelerini paylaşıyor.

Beyond Identity’ın ABD’de 1.000 katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırma, tüketicilerin dijital yayın platformalarına ait şifrelerin paylaşımına dair önemli bulgular sunuyor. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre on kişiden üçü, tüm akış hesaplarının aynı şifreye sahip olduğunu söylüyor. Bunun yanı sıra, Netflix kullanıcılarının %84’ü hesabını en az bir kişiyle paylaştığını belirtiyor. Hesaplarını paylaşanların yaklaşık %40'ı, yüzleşmekten kaçınmak istedikleri için hesaplarındaki bir kişiyi çıkarmadığını ifade ediyor. Ayrıca, yaklaşık %46'sı birisinin bilgisi olmadan şifresini başka biriyle paylaştığını söylerken, %31'i başka birinin şifresini izinsiz değiştirdiğini söylüyor.

 

Twitter kullanıcıları profillerine siyasi görüşlerini ekleme konusunda isteksiz. 

Politika ve siyasi konular hakkındaki tartışmalar, Twitter'ın yıllar içinde nasıl kullanıldığının temel taşları haline geldi, ancak Pew Araştırma Merkezi'nin 1.021 kişi ile yaptığı yeni bir araştırmaya göre, insanların sosyal ağdaki profillerine ekledikleri biyografi bilgileri nadiren siyasi kimliklerini yansıtıyor. Araştırmanın önemli çıktıları, katılımcıların yalnızca %6'sının bir siyasi partiyi, ideolojiyi, figürü, örgütü veya büyük bir hareketi destekleyen açıkça siyasi bir dil içerdiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, 50 yaş ve üstü kullanıcıların %12'si profillerinde siyasi eğilimlerden bahsederken, bu oran 18 ile 49 yaş arasındakilerde sadece %4. Siyaseti bir kenara bırakırsak, katılımcıların %73'ü profillerine daha tanımlanabilir metinler eklediğini, ancak %27'si kullanıcı adı gibi alanlar dışında hiçbir metin eklemediğini söylüyor. Ek olarak, katılımcıların %23'ü profillerinde iş veya mesleklerinden bahsederken, %8'i ise doğrudan işverenlerinden veya bağlı kuruluşlarından bahsediyor.

 

“Yanıtlanamayan mailler” tüketiciyi rahatsız ediyor!

ActiveCampaign ve Dynata tarafından 1.000 ABD’li katılımcı ile yapılan bir araştırma, yaygın olarak kullanılmasına rağmen yanıtlanamayan e-postaların tüketici tarafından hiçbir zaman sevilmediğini, onları hüsrana uğrattığını ve hatta bazen o işletmeden satın almayı bıraktığını ortaya koyuyor. Araştırmanın önemli çıktılarına göre, insanların %27’si  günde bir kez, %39’u haftada birkaç kez yanıtlanamayan mail aldığını söylüyor. Buna karşın, tüketicilerin yaklaşık %65'i soruları olduğunda markalarla sohbet etmek istiyor. Hal böyle olunca, katılımcıların yaklaşık %49'u, yalnızca "no-reply" bir e-postanın geri dönüşünü almak için markalara e-posta gönderdiklerini ifade ediyor. Öte yandan, katılımcıların %29’u cevap veremedikleri e-postalar nedeniyle bir markadan alışveriş yapmayı bıraktıklarını belirtiyor.

 

Tüketici, influencer pazarlama hakkında ne düşünüyor?

Sosyal medyanın kullanıcılar üzerindeki etkisinin büyük olduğu biliniyor, ancak kullanıcıların satın alma kararlarını ne kadar etkilediği hala birçok kişinin kafasında bir soru işareti. IZEA Insights’ın 1.237 katılımcı ile gerçekleştirdiği araştırma buna cevap verir nitelikte. Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, katılımcıların %36'sının sosyal medya fenomenleri tarafından paylaşılan gönderilerin satın alma kararlarını gerçekten etkilediğini belirtiyor. Kadınlar bu karara erkeklerden daha fazla katılıyor ve bu oran kadınlarda %42 iken erkekler için %31 olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan katılımcılara, influencer pazarlama için tercih ettikleri platformun hangisi olduğu sorulduğunda; YouTube (%26), Facebook (%24) ve Instagram (%24) başta geliyor. Bunu %14’lük bir oran ile TikTok takip ediyor.

 

3 kişiden 1’i kendilerini evcil hayvanlarının “ebeveynleri” olarak görüyor.

YouGov tarafından Birleşik Krallık’ta 1.012 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırma, insanların evcil hayvanları ile olan ilişkilerini ele alıyor. Araştırmanın önemli çıktılarına göre, evcil köpeğe sahip her on kişiden neredeyse dördü (%37) ve evcil kedileri olanların üçte biri (%31) kendilerini evcil hayvanlarının “ebeveyni” olarak gördüklerini söylüyor. Ayrıca, her beş kişiden biri kendilerini evcil hayvanlarının "arkadaşı" olarak tanımlıyor (%19-20), ancak köpekleri olanların, kedileri olanlara göre köpeklerinin "en iyi arkadaşı" olduklarını söyleme olasılıkları çok daha yüksek (%28'e karşı %14).

 

 

#İlginç Bilgi        

"Merhaba" yaygın hale gelmeden önce Alexander Graham Bell, telefona 'ahoy' ile cevap vermeyi önermiştir.
Ahoy; bir gemi veya tekneye seslenmek için kullanılan, İngilizce "Hoy!" çığlığından kaynaklanan bir işaret sözcüğüdür.
Subscribe to Our Newsletter!

We gather global consumer research news and share them with 3,000+ marketing and research professionals worldwide.

Latest